ArşivNisan, 2008

Uçakları engelleyen minare traşlandı

Tokat’ta uçuşları engellediği öne sürülen, havaalanı yakınlarındaki Küçük Bağlar köyü camisinin minaresinin boyu kısaltıldı.

Tokat Havaalanı yakınlarındaki Küçük Bağlar köyünün camisinin yaklaşık 35 metre uzunluğundaki minaresinin, uçuşları engellediği gerekçesiyle kısaltılması için bir süre önce çalışma başlatıldı.

Çalışma kapsamında caminin minaresinin boyu 17 metre kısaltılarak yaklaşık 18 metreye düştü.

Köy sakinlerinden Abdullah Çalışkan, zorunluluktan dolayı caminin minaresinin kısaltıldığını belirtti.

Bölgedeki boyu uzun kavak ağaçlarının da işaretlendiğini ifade eden Çalışkan, bu ağaçların kesileceğini söyledi. Çalışkan, ”Ağaçların da uçakların iniş ve kalkışında engel olduğu söyleniyor. Bu ağaçların kesilmesi bizim için iyi değil, ama kazaya sebep olmamak için kesilmesi gerekiyor” dedi.

İstanbul-Tokat seferlerini yapan Atlas-Jet Havayolları CRJ 900 tipi yolcu uçağının kaptanı Batu Hanağasıoğlu, 19 Aralık 2007′de Tokat’ta düzenlediği basın toplantısında, havaalanı yakınlarındaki Küçük Bağlar (Endiz) köyünün camisinin minaresinin uçuşlar için risk oluşturduğunu belirtmişti. Bir süre durdurulan uçuşlar daha sonra tekrar başlatılmıştı.

18 aylık beğeğine ciğerini verdi

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 18 aylık kızı Nilgün Kılıç’a, annesi Yeliz Kılınç’tan (24) karaciğer nakledildi.

Kızının doğuştan safra yollarının gelişmemesine bağlı karaciğer yetmezliği tedavisi gördüğünü belirten, beş yıllık evli Kılınç, “Henüz 38 günlükken Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde bir ameliyat geçirdi. Tedavilerden sonuç alınamayınca doktorlarımız, bebeğimizin iyileşmesi için tek çözümün organ naklinde olduğunu söyledi” dedi.

Son bir aydır tedavinin Ege Üniversitesi’nde devam ettiğini açıklayan Kılınç, “Nakil gerektiğini öğrendiğimizde eşimle birlikte ikimiz de gönüllü olduk. İlk tahliller bana yapıldı. Sonuçlar olumlu çıkınca nakle karar verildi. Şimdi tek isteğim, kızımızın bir an önce iyileşmesi ve sağlıklı bir şekilde yaşamına devam etmesi” şeklinde konuştu.

Viyana’da Kutlu Doğum şöleni

Hazreti Muhammed’in doğum günü, Viyana’daki Sdathalle spor sarayında düzenlenen bir şölenle kutlandı. Törene katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Birlikteliğiniz ve dirliğinizi hediye olarak götürüyorum, dedi.

Viyana’da faaliyet gösteren cami eksenli 12 Türk derneğinin ortaklaşa
düzenledikleri Kutlu Doğum Şöleni’ne, Türkiye Diyanet İşleri Başkanı
Prof.Dr.Ali Bardakoğlu da onur konuğu olarak katıldı.

Bardakoğlu, salondaki 10 bini aşkın kişiye hitaben yaptığı konuşmada,
Viyana’daki Türk toplumu arasındaki birlikteliği görmekten mutlu
olduğunu belirterek, ”Ben sizlere Türkiye’den, ana yurttan kucak dolusu
selam getirdim. Sizden de, getirdiğim selamdan daha daha kıymetli olan,
birlikteliğiniz ve dirliğinizi hediye olarak götürüyorum. Allah bu
birlikteliğinizi daim kılsın” dedi.

20 Nisan tarihinin peygamberimizin miladi doğum tarihi olarak kabul
edildiğini anımsatan Bardakoğlu, ‘1989 yılından itibaren Türk milleti
olarak hem yurt dışında, hem de Türkiye’de kutlu doğumun birlikte büyük
bir coşkuyla kutlandığını söyledi.

Hz. Muhammed’in hem Müslümanlara, hem de tüm insanlığa barış ve sevgi mesajı verdiğini ifade eden Bardakoğlu, “O’nun mesajında hep insan
sevgisi vardır. O, bizlere, (yaratandan dolayı tüm yaratılanları
sevmeyi) öğretti. Sizler bu sevgiyi hayata geçirdiniz. Kutluyorum
sizleri” diye konuştu.

-”BİRBİRİMİZİ SEVELİM” -

Hz. Muhammedin, insan sevgisine verdiği önemi değişik örneklerle anlatan Bardakoğlu, şölene katılan konuklara, birbirlerini sevmeleri çağrısında bulunarak şunları söyledi:

”Peygamber efendimiz, ‘iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi
sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız’ buyuruyor. Peygamber efendimizin
rahmeti etrafında birleşelim ve birbirimizi sevelim”.

Türklerin dinler ve kültürler arası diyaloğa çok açık olduğunu
vurgulayan Bardakoğlu, Türk ve Batı toplumu arasında zaman zaman ortaya çıkan anlaşmazlıklara da değinerek, ”Aslında bir araya gelebilsek ve bizi daha yakından tanısalar eminim ki birbirimizi daha iyi
anlayacağız” dedi.

Hz. Muhammed hakkında zaman zaman Batı dünyasında çok olumsuz yayınlar yapıldığına işaret eden Bardakoğlu, ”Bizim hoşgörümüzü, insan sevgimizi gördüklerinde, bugünkü ön yargıların son bulacağına ve sağ duyunun galip geleceğine inandığını” kaydetti.

-”KADIN HAKLARINA SAYGI DUYMAYAN MEDENİ DEĞİLDİR” -

Yaptığı konuşmada kadın haklarına ve çocukların eğitimine geniş yer
ayıran Bardakoğlu, ”Kadın haklarını önemsiyoruz. Kadınına sahip
çıkmayan, kadın haklarına saygı duymayan toplum medeni toplum olamaz” dedi.

Ebeveynlere, çocuklarımıza sahip çıkalım çağrısında bulunan Bardakoğlu,
”çocuklarımızın bizden daha iyi eğitim almalarına çalışalım” diye
konuştu. Türk insanının her zaman ”dirlikten, birlikten ve diyalogtan yana”
olduğuna değinen Bardakoğlu, “Yurt dışında nedense hep entegrasyona
takılıp kaldık. Ama entegrasyon tek taraflı olmaz. Karşı tarafın da
atacağı adımlar var” dedi.

Türk insanının Avrupa’ya kavga için değil, barış ve sevgi için geldiğini
vurgulayan Bardakoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

”Sizler bu düşünceyi Avrupa’da çok güzel temsil ediyorsunuz. Her
biriniz önemlisiniz. Ve temsil kabiliyetinizi gayet önemsiyoruz. Allah
huzurunuzu daim kılsın”.

Kutlu Doğum Şölenine katılmak üzere dün Viyana’ya gelen Bardakoğlu’nun, bugün Türkiye’ye dönmek üzere Viyana’dan ayrılması bekleniyor.

ABD’de 2. Türk yürüyüşü ve festivali

ABD’de 2. Geleneksel Philadelphia Türk Yürüyüşü ve Festivali, bölgedeki Türklerin coşkulu katılımıyla yapıldı.

Türk Amerikan Dernekleri Federasyonunun (TADF) desteğiyle Pennsylvania, New Jersey ve Delaware eyaletlerinde yaşayan Türk-Amerikan toplumu üyelerinin ortak hazırladığı festivale, kalabalık bir Türk-Amerikan grubu katıldı.

17. Cadde ile JFK Bulvarı’nın kesiştiği yerde sabah saatlerinde başlayan
yürüyüşe, başta Türkiye‘nin New York Başkonsolosu Mehmet Samsar,
Başkonsolos Muavini Başar Şen, Kültür ve Tanıtma Ataşesi Hasan Zöngür, Din İşleri Ataşesi Gazi Erdem ve TADF Başkanı Kaya Boztepe olmak üzere, bölgedeki Türk okullarının öğrencileri ve yetkilileri, çeşitli
dernekler, Ahıska Türkleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Westchester
Üniversitesi Bandosu da yürüyüşe destek verdi.

Kentin sokaklarını kırmızı-beyaz giysileri ile dolduran ve ellerinde
Türk ve Amerikan bayrakları taşıyan katılımcılar, yoldan geçenlerin
büyük ilgisiyle karşılaştı.

Yürüyüşün ardından, Philadelphia Sanat Müzesi önündeki Eakins Oval
Parkı’ndaki festival alanında toplanan katılımcılar, başta Naşide
Göktürk konseri olmak üzere, çeşitli konserler ve halk dansları
gösterileri izlediler. Festival alanında satılan Türk yemekleri
Amerikalılardan da büyük talep gördü.

Festivalde konuşan Başkonsolos Samsar, ”Bu yürüyüş geçen sene başladı, bu sene ikincisi gerçekleşiyor. Bir şeye başlamak zordur ancak onu devam ettirmek daha da zordur. Sizlerin bu coşkusunu görünce bu yürüyüşün burada sonsuza kadar kalacağından eminim” diye konuştu.

Yürüyüşün, önümüzdeki yıllarda daha büyük katılımlarla Philadelphia’nın
yerel temsilcileri ve senatörlerinin de katılımıyla gerçekleşmesi
dileğinde bulunan Samsar, ”Bir eritme potası” olan ABD’de yabancı
olmanın daha zor olduğunu, insanların rahatlıkla kendi kimliklerinden,
benliklerinden ayrılabildiklerini söyleyerek, katılımcılara, kendi
dillerini, dinlerini, kültürlerini yaşattıkları bu tür festivaller ile
benliklerini korudukları sürece hiçbir şekilde erimeyecekleri mesajını
verdi. Samsar, ”Bu topluma adapte olmak önemli ama asimile olmamamız lazım” dedi.

TADF Başkanı Kaya Boztepe ise ”Bu yürüyüş federasyonun, sizin, bizim
değil, hepimizin yürüyüşüdür. Türk barış rüzgarıdır, kasırgadır,
yıldırımdır” diye konuştu.

Katılımcılara, geçtiğimiz hafta kurulan ”US Turkic Network” konusunda
da bilgi veren Boztepe, herkesi bu yıl New York’ta 27′ncisi yapılacak
Türk Günü Yürüyüşü’ne davet etti.

Festivalin kapanışında, Başkonsolos Mehmet Samsar ve TADF Başkanı
Boztepe, katılımcılarla birlikte halay çekti.

Esmersoy’un peri masalı 3 yıl sürdü

1997 Türkiye 3’üncü güzeli spor spikeri Burcu Esmersoy ile 2005 yılında evlendiği Ferrari’nin reklam müdürü İtalyan Massimo Cusimano boşanıyor.

Burcu Esmersoy ile Ferrari reklam müdürü Massimo Cusimano, 2005 yılında Formula 1 yarışlarında tanışmış, Paris’teki Türk Konsolosluğu’nda dünya evine girmişlerdi. Çift daha sonra da Cusimano’nun doğduğu yer olan Bolonya’da kilise nikahı yapmıştı. Ancak peri masalı gibi başlayan ve parmakla gösterilen bir evlilik yaşayan çift 3’üncü yılda yollarını ayırıyor.

Burcu Esmersoy ile eşinin bir kaç gün önce ayrılma kararı aldığı, nikah yüzüklerini çıkardıkları, boşanmak için yakında mahkemeye başvuracakları öğrenildi. Evlendikten sonra eşinin yaşadığı İtalya’ya yerleşen, işi nedeniyle bir süre iki ülke arasında mekik dokuyan Burcu Esmersoy her röportajında “O benim diğer yarım” diyordu.

Yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından erkeklere olan inancını yitirdiğini, kaybettiği güveni Massimo Cusimano sayesinde geri kazandığını belirten Esmersoy bir röportajında eşi için şöyle demişti:

“Onun bana gerçekten aşık olduğuna inandım. Kimse beni Massimo kadar sevmedi. Ben de kimseyi onun kadar sevmedim. ”

Beyinsiz olduğunu 39 yaşında öğrendi

Çin’in Wuhan şehrinde yaşayan 39 yaşındaki bir kadın, gerginlik ve halsizlik şikayeti ile gittiği hastanede yarım beyinli olduğunu öğrenince şok geçirdi.

Hastanenin nöroloji uzmanı Zhang Linhong, “Hastanın sinir sisteminde herhangi bir sorun var mı?” diye MR çekti ve beynin sadece sağ lobunun olduğunu gördü.

HAFIZA KUVVETLİ

Linhong, “Aslında sol lob konuşma kabiliyetini düzenler ama hastamızın çevresiyle iletişiminde problem yok. Annesi kızının normal bir yaşantısı olduğunu söyledi. Üniversiteden iyi bir notla mezun olmuş ve hafızası kuvvetli. Telefon numaraları ve arkadaşlarının adını süratle hatırladığını da gördük” dedi.

Merhaba

Başarılı olarak geçen ilk blog maceramdan sonra 2.blogla sizlerleyim.Umarım ilki gibi başarıyı yakalarım.Kolay gelsin…

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!